Güvenlik Sistemleri Keşif Formu
Yangin algilama sistemleri analog adresli yangin alarm sistemleri konvansiyonel yangin alarm sistemleri gazli sondurme sistemleri
NEUTRON slayt
diafon
crow alarm kampanya cctv kamera guvenlik sistemleri
Samsung
Biris Güvenlik Online Destek
Ziyaretçi Sayacı
Online : 18
Bu Gün Tekil : 1
Bu Gün Çoğul : 41
Dün Tekil : 1
Dün Çoğul : 76
Toplam Tekil : 50331
Toplam Çoğul : 216460
IP Adresiniz :
93.89.232.254
Akıllı Bina Otomasyon Sistemleri

 

 

AKILLI BİNALARDA GÜVENLİK 

Akıllı ev sistemleri(Bina Otomasyon Sistemleri) ile yangın, su basması, hırsızlığa karşı alınan klasik tedbirler genişletilerek en üst düzeye gelmiştir. Akıllı evler evinizde olmadığınız zamanlarda da evinizi kontrol ederek, evde sıra dışı oluşan olayları (yangın, su basması, hareket algılama vb.) size veya istenilen bir başka kişinin cep telefonuna arama veya mesaj göndererek haber verir. Böylece oluşan bu sıradışı olaylara daha çabuk müdahale etme kolaylığı sağlar. Acil durumlarda başucunudaki bir elektrik düğmesi panik buton görevi görür, acil durumda bir düğmeye basarak çevrenizdeki kişileri haber verebilirsiniz.

Dokunmatik ekranında evdeki tüm cihazların durumunu görebilirsiniz. Hangi odada hereket algılanmış, hangi lamba açık veya panjur açık gibi bilgileri görsel olarak görebilir, tek tuşa ile kapatabilirsiniz. Cep telefonunuz ile uzaktan alarmı kurabilir veya kapatabilirsiniz. Alarm kurulu ise oluşan tüm aksaklıkları lokasyon bazında cebinize gelen sms ile takip edebilirsiniz.

AKILLI EVLERDE ENERJİ TASARRUFU :

Bina otomasyonuyla evlerin ısıtma, soğutma, aydınlatma vb. gibi fonksiyonların en optimum şekilde kullanılmasıyla %20 oranında enerji tasarrufu sağlanır. Gereksiz yanan lambaları veya evde bulunmadığınız zamanlarda soğutma/ısıtma gibi sistemleri otomatik olarak devreye alabilir gereksiz enerji sarfiyatınızı minimize edersiniz.

KOLAY KULLANIM :

Tek bir kumanda ile evlerde kulanılan tüm cihazlara çok basit bir şekilde müdahale edilebilir. Örnek olarak ev sineması sistemi devreye alındığında otomatik olarak ışıkların aydınlatma seviyesi yarıya iner, panjurlar kapatılır. Bu esnada kapınız çaldığında yerinizden kalkmadan TV den gelen kişiyi görebilirsiniz. Maliyetinin, sağladığı avantajlara göre kabul edilebilir düzeyde olması. Her şey tek bir kumanda ile kontrolünüz altında. Herşeyi sadece parmaklarınızla dokunarak, sms göndererek veya otomatik olarak çalıştırabilirsiniz.

ÖRNEK SİSTEM

Artık evlerde TV, uydu, Digitürk, dvd, projeksiyon cihazı, sinema sistemleri, müzik sistemleri, üst düzey high-end cihazlar, split klimalar, digital video kaydediciler, kameralar, PC, i-pod gibi ürünlerle birlikte aydınlatmadan bahçe sulamaya kadar geniş bir elektrik otomasyon sistemi tek dokunmatik panelden kontrol edilebiliyor.
Sistem Özellikleri
• Tüm evin aydınlatmalarının, evin istenilen herhangi bir yerinden buton ya da dokunmatik panel üzerinden açılıp kapanabilmesi,
• Oda veya kat bazında aydınlatma kontrolü,
• Dimmerlı (ayarlanabilen ışık düzeyi) aydınlatma kontrolü,
• Senaryolu aydınlatma (yemek, sohbet,okuma gibi aydınlatma senaryoları),
• Hareket dedektörlü aydınlatma kontrolü ile enerji tasarrufu sağlanması,
• Aydınlık sensörü sayesinde hava kararınca istenilen aydınlatmaların açılmasının, hava aydınlandığında kapanmasının sağlanması,
• Hareket dedektörü ile eve istenmeyen kişiler yaklaştığında evde birisi varmış havası vererek koruma sağlanması (farklı zamanlarda odaların lambalarının açılıp kapanması),
• Tüm mahallenin aydınlatma sisteminin açık veya kapalı olmasıyla ilgili durum bilgilerinin ev planı üzerinden görülebilmesi ve kontrol edilebilmesi,
• Tüm prizleri kontrol imkanı,
• Manyetik kontaklı ve cam kırılma dedektörlü pencere kontrolü,
• Çeşitli bölgelerde hareket dedektörlü koruma,
• Yangın, gaz, duman dedektörleri ile koruma,
• Su basma sensörleri ile su kaçaklarına müdahale edilmesi (kaçak olduğunda su vanasının otomatik olarak kapanması),
• Dokunmatik panel üzerinden alarm kurma ve devreden çıkarma imkanı,
• Hangi bölgeden, ne tip alarm geldiğinin bilgisinin görülebilmesi ve bu sayede hızlı müdahale imkanının sağlanması,
• Ev içi ve dışı güvenlik sisteminin, alarm durumunda telefon arama sistemini kullanması ve ev sahibi veya istenen diğer kişilere haber verme imkanı,
• Evden çıkarken dokunmatik panel üzerinden hangi pencerenin açık olup olmadığının görülmesi,
• Ev girişinde bulunan dokunmatik kontrol paneli üzerinden, tüm otomasyon sisteminin kontrol edilmesi,
• Elde taşınabilen dokunmatik özel bir uzaktan kumanda ile TV, aydınlatma, müzik sistemleri, panjur, split klimaları, sulama, garaj kapılarının kontrol edilmesi,
• Klima ve Fancoil sistemlerinin tamamında, oda bazında veya evin tamamında kontrol edilmesi (Dokunmatik panellerden kontrol),
• Isıtma sistemlerinde açma kapama kontrolü, oda bazında kontrol yapılabilmesi,
• Ev dışındayken telefon ile açıp kapayabilme imkanı,
• Elektrikli panjur kontrolü (buton veya dokunmatik panel üzerinden kontrol),
• Elektrikli perde kontrolü,
• Garaj ve bahçe kapısının açılıp kapanabilmesi,
• Havuz mekanik sisteminin kontrolü,
• Hareketli veya sabit kameralar ile kontrol,
• Gece görüşlü kameralar ile koruma,
• Ev içinden TV’lerden, dokunmatik panellerden, kameraları seçerek kontrol imkanı,
• Müzik bankası sayesinde birçok odadan seçilmiş olan albümleri (CD) dinleme imkanı,
• Evdeki tüm müzik arşivinin bir defaya mahsus yüklenerek dokunmatik paneller üzerinden albüm ve şarkıları seçme ve dinleme imkanı,
• Müzik bankasının bölge çıkışları sayesinde birçok odada aynı anda farklı şarkıları tek bir kaynaktan (müzik bankası) dinleme imkanı sistem tarafından sağlanan avantajlar.

 

 

 

 

 

Bina Otomasyonu'nun Tanımı
Bina Otomasyon Sistemi, bir binanın ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme sistemlerinin bilgisayarla otomatik kontrolünü sağlayan sistemin genel adıdır. Isıtma, havalandırma ve iklimlendirme işlevi klima santralleri tarafından sağlanır. Ortamın sıcaklık ve bağıl nem oranı bilgileri ile klima santralinin bazı bölümlerine ve ortamın içinde yerleştirilmiş olan sensörler ile elde edilir. Sensörlerden okunan bilgiler genellikle saha üzerinde veya tesisat dairelerine monte edilmiş olan bilgisayar panellerine gelir.
Bu panellerin kendi mikro işleyicileri olduğu için bağımsız birer bilgisayar işlevi görürler. Panellerin içinde tasarımcı mühendis tarafından sistemin gereksinmeleri göz önünde bulundurularak yazılan ve gerektiğinde ihtiyaca göre değiştirilebilen Assembler programları yüklüdür. Bu programlar sensörlerden gelen bilgilere göre, ortamın sıcaklığını ve bağıl nem oranını gereken değerde tutup iklim konforunu sağlamak için otomatik olarak aspiratör ve vantilatörleri, ısıtıcı ve soğutucuları açmak-kapamak (veya gereken oranda açmak-kapamak), nemlendirici pompasını açmak-kapatmak ve klima santralinin dinamik durum bilgilerini elde etmek gibi işlevleri yerine getirir.
Eğer binada birden fazla klima santrali varsa, genellikle her santral için ayrı bir bilgisayar paneli kullanılır. Bu paneller birbirlerinden bağımsız çalışmasına rağmen hepsi merkezdeki bir ana bilgisayara bağlıdır. Ana bilgisayarda, her klima santraline ait bilgisayar paneline ayrı ayrı ulaşıp santrallerin çalışmasını grafiksel olarak izlemeyi sağlayan ve Windows programı altında çalışan yüksek seviyeli program yüklüdür.

Otomasyon Sisteminin Kullanım Alanları

-Başta belirtildiği gibi bu sistemlerin kullanım alanları teknoloji ve ekonomi  paralelinde genişlemektedir.
-Bürolar ve Oteller.
-Hastane ve Laboratuarlar.
-Müze ve Kütüphaneler.
-Büyük Alış Veriş merkezleri.
-Bilgisayar merkezleri.
-Havalimanları.
-Sanayi Binaları.

 Görevler ve Görev Dağılımı

VDI (3814) esaslarına göre Bina Yardımcı tekniği (GLT) görevi; İşletme Teknik Tesislerinin (BTA) optimum noktada korunması, kontrolü ve kumandasını sağlamaktır. GLT Bina yardımcı Tekniği (Bina Otomasyonu) aşağıdaki görevleri üstlenir:
-İşletmenin kontrolü.
-İşletmenin yönetimi
-Tesisin otomasyonu.
-Arşivleme.
-İşletme analizi.
-Enerji yönetimi.
-Bakım yönetimi.
Bu görevler değişik seviyelere dağılır :
-Toplam yönetim seviyesi.
-Grup yönetim seviyesi.
-Tekli yönetim seviyesi.
-Alan seviyesi.

 Merkezi Sorumluluk

Alan seviyesinde sensörler ve hareketli elemanlar yer alırlar, bunlarla fiziksel değerler elde edilir ve değiştirilebilir. Tekli Yönetim Seviyesinde alt istasyonlar (DDC) veya Otomatizasyon İstasyonları (AS) tesis edilmiştir. Bunlar Fonksiyonel Cihazlardır. Proses sinyallerini algılarlar ve istenen şartlarda çalışmayı sağlarlar.
Grup Yönetim Seviyesinde hiyerarşik bir yardımcı kontrol sisteminden bahsedilebilir. Burada bir alt istasyon alan, Tekli Yönetim Seviyelerinden gelen veya içinde çözülmüş bilgilerin bir kısmına yüklenir.
Toplam Yönetimi Seviyesi insan ile makine arasında iletişim kuran, gözlem yapan, dataları algılayan sistemi çalıştıran veya durduran cihazlardan oluşur. Tuşlu kumanda gibi.

 Otomasyon Hizmetinin Verimliliği

Bina İşletme Sistemi; eski bir binaya uygulanır ve MRS tekniği ile tamamlanarak düzenlenirse veya yeni bir binada kurulursa, fikri planlama aşamasından, tamamlama aşamasına kadar pek çok hizmet alanını içerir.
-Planlama. - Akıllı bina.
-İşletme yöntemi. - Tam entegre sistemi.
-Hizmet ve muhafaza.

 

 

Bina Otomasyon Sistemleri (BOS)

Uluslararası terminolojide; BMS (Building Management Systems), BAS (Building Automation Systems) veya FMS (Facility Management Systems) gibi tanımlarla anlatılan ve dilimizde genellikle BOS (Bina Otomasyon Sistemleri) olarak karşılık bulan kavram, temel olarak bina ya da bina gruplarındaki ısıtma kazanları, klima santralları, soğutma grupları gibi mekanik cihazların, otomatik kontrolunu yapan düzenlere verilen addır.

BOS'un amacı, binadaki cihazlarla ilgili izleme, işletme ve yönetme işlerinin merkezileştirilmesidir. Binada bulunanlar için daha güvenli ve konforlu bir ortamı daha az işgücü ve enerji ile oluşturabilmek için BOS şarttır.

 

Bilgisayarın çok yaygın ve ucuz olmadığı dönemde yalnızca büyük ticari binalarda kurulabilen BOS, günümüzde her tip ve büyüklükteki bina için uygun bir çözüm ve iyi bir yatırım haline gelmiştir.

Doğru kurulmuş bir sistem, sağladığı iş gücü ve enerji tasarrufuyla ortalama 2-3 yıl içerisinde kuruluş maliyetini çıkartabilmektedir.

BOS'un bina işletme ve yönetiminde sağladığı bazı avantajlar şunlardır;

Merkezi kontrol, daha az işgücü kullanarak daha fazla iş yapılabilmesini sağlar.
Daha hassas ve zamanında kontrol, enerji harcamalarını azaltır.

Aynı koşullarda hep aynı şekilde tekrarlanan işler, programlanabileceği için daha basit bir işletme sağlar.

İşletmecilerin eğitimi ve sisteme hakimiyeti grafik arabirimler sayesinde çok basitleşir.

Binada bulunanların ihtiyaçları en hızlı ve uygun şekilde karşılanabilir.

Uyarı ve arızalardan anında haberdar olunması bakım ve onarımı çabuklaştırır.

Geçmişe dönük kayıtlar, alarm raporları ve bakım programları daha etkin bir işletme sağlar.

Esnek programlanabilme ve genişleyebilme özellikleri, değişen ihtiyaçların karşılanmasını ve sisteme ekler yapılmasını kolaylaştırır.

Yangın algılama, aydınlatma kontrolu gibi diğer sistemlerle entegrasyon, binada bulunanlar için daha güvenli ve konforlu bir ortam sağlar.

Şüphesiz bu avantajların sağlanabilmesi doğru seçilmiş ve uygulanmış Bina Otomasyon Sistemleri ile mümkün olabilir.

Klasik kontrol sistemlerinin aksine BOS, her projenin özelliğine ve ihtiyaçlarına göre değişik uygulamalar gerektiren bir sistemdir.

Kullanılan saha elemanları ve kontrol cihazları aynı olmakla birlikte her projede farklı uygulamalar gerekmesi sistem yazılımının önem ve ağırlığını arttırır

GENEL BİLGİLER

Bina otomasyon sistemleri ilk olarak seksenli yılların baslarinda kullanilmaya başladi. 

Geçen 20-25 sene içinde teknoloji büyük adımlarla ilerledi ve yaşantımızın her alanında ciddi değişikler getirdi. Bu dönem içinde bina otomasyon sistemleri de yerinde saymadı ve firmalar sürekli yeni nesil sistemler üreterek gelişen teknolojiyi takip etmeye çalıştılar. Ancak çok ilginç bir gerçek şu ki bina otomasyon sistemleri yakın zamana kadar özde hiç değişmedi !

Tabii ki elektronikteki gelişmeler daha hızlı, daha yüksek kapasiteli kontrol cihazlarının kullanılmasına imkan verdi. Ayrıca PC çağının başlaması ile merkezi bilgisayarlar ucuzladı ve Windows ile grafik ortamda işletim standartlaştı. Ama sistemlerin temel işlevleri ve genel anlamda mimari yapısına bakarsak ilk bina otomasyon sistemleri ile bugünküler arasında gerçek anlamda büyük farklar göremiyoruz.

Daha doğrusu yakın zamana kadar bu böyleydi. Oysa son senelerde bina otomasyon teknolojilerinde çok ciddi, çok heyecan verici bazi gelişmeler gerçekleşiyor, bu değişiklikleri "devrim" olarak nitelemek dahi mümkün. Bugün amacım, bizlerin büyük bir heyecanla takip ettiğimiz bu gelişmeleri mümkün olduğunca derlitoplu, anlaşılır biçimde sizlere de sunabilmek.

Ağırlıklı olarak iki ana gelişme üzerinde durmak istiyorum:

1. Cihazlar/Sistemler Arası Uyumluluk (interoperability): Farklı markaların ve farklı bina disiplinlerinin aynı çatı altında uyumlu çalışmasına imkan sağlayan açık protokoller'in gelişmesi ve yaygınlık kazanması

2. Internet teknolojileri ile bina teknolojilerinin bir araya gelmesinden kaynaklanan yeni imkanlar

"Akıllı" ve "Akılsız" binalar
Son zamanların en çok kullanılan ve en çok suistimal edilen terimi "akıllı binalar". Bu terim o kadar çok firma tarafından, o kadar geniş bir anlam aralığında kullanılıyor ki herkesin tanımı birbirinden farklı, dolayısıyla çoğu zaman ortak bir kavramı ifade etmek için kullanamıyoruz.

Aslında günümüzde herhangi bir binada kullanacağınız ürün ve sistemlerin hemen hemen tamamı "akıllı" tanımına uyacak özelliklere sahip. Bugün bir kazan ya da soğutma grubu kontrol panelinin üzerindeki işlemci gücü ve program özellikleri, bir zamanların süper bilgisayarlarının çok üzerinde. Aynı şey asansörler için geçerli, ya da kesintisiz güç kaynakları, jeneratörler, hatta elektrik panonuzdaki devre kesiciler için bile. Tabii yangın ihbar, güvenlik sistemleri, kartlı geçiş, soğuk oda, sayaçlar, enerji analizörleri, telefon santrali ve diğerlerini de kattığınızda bir bakıyorsunuz ki binanız kaçınılmaz olarak "akıllı" cihazlarla dolmuş, akılsız bina yapmak neredeyse mümkün değil gibi görünüyor.

Peki, herbiri kendi alanında en ileri teknolojiye sahip bu "akıllı" ürün ve sistemleri kullanmakla güncel teknolojinin bize sunduğu imkanları tamamen ve eksiksiz olarak kullanmış oluyor muyuz? Kesinlikle hayır.

Bundan sonraki mantıklı adım tahmin edebileceğiniz gibi, iletişim. Oyuncular ne kadar iyi olursa olsun aralarındaki iletişim zayıfsa takımın başarılı olması mümkün değil. Oysa klasik olarak yukarıda saydığımız bina sistem ve cihazları bırakın zayıf iletişimi, aralarında hiçbir iletişim olmaksızın birbirinden habersiz, kendi içine kapanık bağımsız adacıklar şeklinde çalışıyorlar.

Farklı üreticiler tarafından geliştirilmiş sistem ve cihazların tümleşik bir çatı altına toplanabilmeleri, uyumlu ve koordine senaryolar dahilinde çalışabilmeleri, ilk bakışta tamamı görülemeyen çok sayıda avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlara geçmeden önce, bu uyumluluğu mümkün kılan gelişmelerden kısaca sözedilim.

Açık Protokoller
Sıklıkla telaffuz edilmeye başlanan BACNET, LONWORKS, OPC gibi bazı terimler, muhakkak sizlerin de karşınıza çıkıyordur. Ancak her yeni teknolojide olduğu gibi "açık protokoller" olarak tanımlanabilecek bu konuda da belli bir kavram kargaşası, bulanıklık, hatta dezenformasyon dahi kaçınılmaz olarak yaşanıyor. Bu nedenle burada konuyu oldukça basite indirgeyerek sunmak istiyorum, umarım sıkıcı olmaz.

a) Protokol
Öncelikle "protokol" nedir bundan sözedelim. İki cihazın birbirlerine bilgi aktarmakta kullandıklarına lisana protokol ismi verilmektedir. Lisan benzetmesi aslında oldukça yerinde bir benzetme. Nasıl iki insanın anlaşabilmek için aynı lisanı konuşmaları gerekiyorsa cihaz ve sistemlerin de birbirleriyle anlaşmaları gerektiğinde ortak bir lisanı konuşmaları yani ortak bir iletişim protokolunu kullanmaları gerekir.

Etrafımız anlaşabilen ve anlaşamayan insanlarla dolu olduğu gibi, aynı şekilde anlaşabilen ve anlaşamayan cihazlarla da dolu. Bina otomasyon sistemleri dışındaki konulardan birkaç örnek vereyim.

Anlaşmazlıkların az, uyumluluğun had safhada yüksek olduğu bir alan bilgisayar ağları. Bugün hepimizin ofisinde enazından birkaç (çoğu durumda yüzlerce) bilgisayar, yazıcı, tarayıcı vs. birbirine bağlıdır. Yeni bir bilgisayar alınacağı zaman "acaba mevcut ağım ile uyumlu mu?" gibi bir soru kimsenin aklına gelmiyor. Bunun nedeni, bilgisayarların birbirleriyle haberleşmesinde kullanılan protokol yani lisanların çoktan standardize edilmiş olması ve tüm üreticilerin bu standartlara uygun üretim yapıyor olmalarıdır.

Farklı bir örnek olarak da hepimizin kullandığı televizyon uzaktan kumandalarını alalım. Bu konuda üreticilerin kabullendiği tek bir standart olmadığı için uyumsuzluklar her zaman karşımıza çıkıyor. Örneğin digiturk kumandamda televizyonumu da idare edebileceğim tüm tuşlar mevcut ama farklı bir marka olan televizyonumla çalışmıyor.

b) Taşıma Ortamı
Ortak bir protokolun yani lisanın kullanılması, iki farklı cihazın haberleşmesi için gerekli ama yeterli değil. Diğer önemli bir konu da bu lisanın cihazdan cihaza taşınacağı ortam. Taşıma Ortamı kavramını da lisan benzetmesini devam ettirerek açıklayabiliriz. İki insanın anlaşabilmesi için aynı lisanı kullanmaları gerekli. Ama bir de konuşmanın kişiden kişiye iletileceği ortam sözkonusu. Sadece yüzyüze konuşan iki insanı düşünmeyin, örneğin iki kişi telefon hatları üzerinden görüşüyor ya da mektuplaşıyor olabilir. Bu durumlarda kullanılan lisan aynı, ama mesajların taşınma ortamı farklı. İletişimin gerçekleşebilmesi için iki insanın hem lisan hem de bu lisanın taşınacağı ortam konusunda anlaşmış olmaları gerekli. (Örneğin Türkçeyi bugün yaptığımız gibi latin alfabesiyle ya da geçmişte olduğu gibi arap alfabesiyle yazabilirsiniz.)

Bina teknolojilerinde geçmişte en yaygın kullanılmış taşıma ortamı RS485 kısaltmasıyla bilinen ve iki-damarlı kablo üzerinden bir dizi cihazın çift-yönlü haberleşmesini sağlayan standart idi. Bu noktada şunu tekrar vurgulamakta yarar var, RS485 bir iletişim protokolu değil, yalnızca bir taşıma ortamı. Yani A ve B üreticilerinin cihazlarında RS485 çıkışlar olması, bu iki cihazın haberleşebileceği anlamına gelmiyor. Tekrar lisan benzetmesine dönersek telefon kullanarak seslerini birbirine ileten bir Çinli ile İngiliz'in anlaşamayacağı gibi...

c) Standartlaşma
Cihazların haberleşmesi için gereken asgari iki şartı belirledik: protokol ve taşıma ortamı uyumu. Tüm üreticiler tek bir standart protokol ile bu protokolün taşınacağı ortak bir ortam üzerinde anlaşmış olsa her şey mükemmel olacak.

Malsahibi, yatırımcı ya da müteahhit, bir otomasyon firmasıyla el sıkıştığında ömür boyu bir mahkumiyetin altına imza atıyor olmayacak. Ya da herhangi bir sistem seçerken serbestçe ürünleri değerlendirip tesise en uygun markayı, çözümü seçip diğer sistemlerle uyum içinde bir araya getirebilecek.

Bu ütopik rüyanın gerçekleştiği bir konu, mükemmel bir örnek olarak karşımızda duruyor aslında. Bilgisayar ağlarına bakarsanız burada tam bir firma/marka bağımsızlığı sözkonusu. Bilgisayar ağınızdaki mevcut ürünler ne marka olursa olsun yeni bir bilgisayar, yazıcı, klavye, fare vs. alacağınız zaman uyumluluk gibi bir kaygınız olmuyor. İşte bu yüzdendir ki ister uzakdoğu malı markasız olsun, ister dünya devi markalı ürünler olsun, bilgisayar dünyasında fiyatlar tepetaklak aşağı doğru gidiyor.

İşte bu tür bir hayalle yola çıkan bir çok grup, bina otomasyon sistemlerinde de benzer bir standartlaşma yolunda çok ciddi ve kapsamlı adımlar attılar ve bu çabaların önemli bir kısmı çoktan emekleme safhasını geçip olgunluk aşamasına geldi.

2) Entegrasyon
Açık sistemlerle ilgili tanıtım ya da dokümanlarda en çok bu anlattığım firma bağımsızlığı üzerinde durulur. Bu aslında buzdağının sadece görünen kısmıdır. Uzun vadede bir firmaya bağımlılıktan kurtulmak, tabii ki çok önemli. Ama asıl büyük avantaj, uzun vadede değil, daha ilk yatırım aşamasında ortaya çıkıyor.

Bu büyük avantaj, konuya girerken de üzerinde durduğum diğer sistem ve cihazların entegrasyonu. Özellikle mekanik tesisatı ele alırsak kazan, soğutma grubu, paket tip klima, VAV kutusu, buharlı nemlendirici, frekans invertörlü pompa gibi bir çok cihaz, isteseniz de istemeseniz de üzerlerinde son derece gelişmiş ve kabiliyetli "akıllı" kontrol cihazları ile birlikte geliyorlar. Bu cihazların üreticileri, kullanıcıların da baskısı ile artık neredeyse istisnasız olarak harici cihazlarla iletişim için bir iletişim imkanı sağlıyorlar. Böylece basit bir iki damarlı kablo bağlantısı ile her cihazdan onlarca bilgiyi otomasyon sistemine taşımak mümkün oluyor.

Bu sayede işletmeciye sağlanan bilgi miktarı çok daha fazla. Bir örnek vermek gerekirse klasik sistemlerde iki soğutma grubundan otomasyon sistemine alınacak toplam bilgi 7-8 nokta ile sınırlı idi (durum, arıza, giriş-çıkış sıcaklıkları). Oysa açık bir protokol üzerinden dijital iletişim imkanı kullanıldığında her bir soğutma grubundan onlarca bilgi temin edilebiliyor. Bunların arasında hangi kompresörün kaçıncı kademede ne kadar çalıştığı, gaz basınçları, çekilen akım gibi bilgiler de var. Bunların çoğu da fantazi değil, işletmeye verim değerlendirmesi, optimizasyon, önleyici bakım gibi konularda büyük yarar sağlayan bilgiler.

3) Daha düşük maliyet
Alınan bilgi miktarının astronomik şekilde artmasına karşın çoğu durumda net sistem maliyetinde ucuzlamaya yol açıyor. Çoğu üründe bu tür iletişim çıkışları standart ya da çok makul maliyetli opsiyonlar şeklinde. Buna karşın klasik stil projelendirilmiş bina otomasyon sisteminde malzeme ve dolayısıyla maliyet düşüşüne yol açıyor. Çünkü eskiden ayrı ayrı analog/dijital girişler üzerinden sisteme taşınan bilgiler artık bu iletişim protokolleri üzerinden alınabiliyor. Bu sayede otomasyon tarafında modül sayıları azalıyor.

Bununla birlikte, çok önemlisi, kablo miktarı ciddi şekilde azalıyor. Çünkü eskiden her bir nokta için ayrı ayrı kablo çekerken artık tek bir kablo üzerinden çok daha fazla bilgi taşınabiliyor.

4) Daha işlevsel senaryolar
Ana sistem bünyesine daha fazla bilgi alınabilmesi sayesinde daha işlevsel, istenirse daha komplike, senaryoları sisteme programlamak mümkün.

5) Standart kullanım
Muhakkak görmüşsünüzdür, büyük binaların otomasyon merkezlerine girerseniz, yarım ay şeklinde bir masanın üzerinde sıralanmış bir dizi bilgisayar ekranı ve klavye, bir tarafta da CCTV ekranları ile birlikte uzay üssü alfa tarzı bir görüntü oluştururlar. Aslında hoş görünüyor ama pratik mi? Asansörler için bir bilgisayar, kartlı giriş sistemi için bir bilgisayar daha, bina otomasyonu sistemi var tabii, belki yangın ihbar ya da güvenlik için de ekran koydunuz, bir de enerji izleme sisteminiz var...

Bilgisayarların bazılarını birleştirebilirsiniz, ama çoğu firma bundan hoşlanmaz. Hem bilgisayarları birleştirseniz bile yazılımlar yine ayrı. Özellikleri farklı, kullanımları farklı. Teknik müdür öğrenecek, teknisyenler öğrenecek. İşten ayrılanların yerine yeni gelenler öğrenecek. Çağdaş bir binanın teknik işletmesinin üzerinde ciddi bir yük var gerçekten de.

Ama ortak iletişim protokolleri sayesinde tüm bilgiler tek bir çatıda toplanabildiğinde kullanım da son derece rahatlamış oluyor. Tek bilgisayar, tek yazılım, tek kullanım şekli. Kulağa hoş gelmiyor mu?

Mevcut Durum
Bu büyük avantajları bugünün binalarında kullanıma hazır hale getiren gelişmeler, birden çok grubun seneler önce başlattıkları ve artık olgunlaşma aşamasına gelen çalışmalarıdır.

Buna karşın, bina otomasyon sistemleri de bu ortamda gelişti ve bugün aynı anda birden çok protokolü destekleyen ve bu anlamda en üst düzeyde entegrasyonu sağlayabilen sistemler mevcut. Bu aşamada bina teknolojilerinde ön safhalara çıkmış ve görülebilir gelecekte mutlaka kullanımda olacak belli başlı protokol ve standartlarla ilgili temel bilgileri vermekte yarar var.

Akıllı Bina Otomasyon Sistemleri

İçeriği Görüntüleyebilmek için Adobe Flash Playerı yükleyin.

Get Adobe Flash player